Misyonumuz: Üretimle ödenen borç
Kurucumuz Reha Kurtuluş’un otuz yılı aşkın süredir tekrarladığı bir cümle, bu şirketin misyonunun en kısa hâlidir: “Para kazanmak sadece aracımız. Amacımız, Türk malına dünyada itibar kazandırmak.”
Bu cümlenin ticari bir sloganla karıştırılmasını istemeyiz; arkasında gayet somut bir hesap vardır. Dışarıdan alınan her ürün, o ürünü yapabilecek insanların emeğinin dışarıya ödenmesidir. Üretim bu akışı tersine çevirir: önce ithal edilen ürünü yerli üretimle karşılar, sonra aynı ürünü dünyaya satar. Atatürk’ün sanayi anlayışından devraldığımız ölçüyle söylersek, ürettiği sürece her fabrika bir kaledir.
Bir sınırı da baştan çizeriz: bu duruş “ne olursa olsun yerli” sloganı değildir. Ölçümüz hep aynıdır; bir ürün Türkiye’de layıkıyla yapılıyorsa onu tercih etmek rasyoneldir; henüz yapılamıyorsa, yapılabilir hâle gelene kadar dürüstçe ithal edilir. Savunduğumuz şey slogan değil, bilinçtir.
Vizyonumuz: Tersine dönen akış
Bu sektör, doksanlı yıllarda ithal kapıların montajıyla doğdu; bugün Avrupa’ya ve Amerika’ya kapı satıyor. Vizyonumuz bu akışın tamamlanmasıdır: endüstriyel kapı ve otomasyon alanında hiçbir ürünün ithal edilmek zorunda kalınmadığı, katma değerin bu ülkede doğduğu bir Türkiye ve o Türkiye’den 57 ülkeye uzanan bir ihracat haritası.
Bu vizyonun öznesi yalnız Alkur değildir. Suyu kendi tarlamıza yönlendirmeyiz: portföyünüze eklediğiniz herhangi bir yerli üretici, bu haritaya konan yeni bir işarettir. Sektörün seviyesi birlikte yükselir; bir olursak tok oluruz.

Beş değerimiz
1. Belge, iddiadan önce gelir. Her iddiamızın arkasında bir test raporu, bir sertifika ya da bir saha kaydı durur. Sertifikalarımız sitede açıktır, PDF olarak incelenebilir; belgeleyemediğimiz iddiayı dile getirmeyiz.
2. Sektör, rakiplerin toplamından büyüktür. Fiyat kırma sarmalı, tahsilat ahlakının erimesi ve en-ucuz kültürü hepimizin ortak zeminini aşındırır. Rekabetin akla ve ahlaka uygun olanını savunur, sektöre emek vermiş herkese kapımızı açık tutarız.
3. Ürün kararı sahada doğar. Bir ürünün iyi olup olmadığına laboratuvar tek başına karar veremez; montajı yapan ustanın, bayinin ve son kullanıcının hayatını kolaylaştırmayan özellik, özellik değildir. Tek kart mimarimiz gibi kararlarımızın tamamı bu sorudan çıkmıştır: “Sahadaki insanın vaktini ne korur?”
4. Ayağımızı yorganımıza göre uzatırız. Abartılı büyüme vaatleri yerine tedbirli gerçekçilik: kendi sikletimizi bilmek, pazarı okumak, konjonktürü hesaba katmak ve yatırımı ne erken ne geç, vakti gelince yapmak.
5. Bilgi, paylaştıkça çoğalır. Bağlantı şemalarımız, devreye alma videolarımız ve tecrübemiz herkese açıktır. Cömertlik yalnız malla olmaz; bilgiyle olur, emekle olur. Paylaştığımız sürece varız.
Çalışma ilkelerimiz
Bu değerlerin gündelik hayattaki karşılıkları, yayınlarımızda tek tek anlattığımız ilkelerdir:
- Beta disiplini: Hiçbir ürün, tezgâh testinden ve gönüllü meslektaşlarla saha doğrulamasından geçmeden rafa çıkmaz. Talebin hızı, sürecin sırasını değiştiremez.
- Sistem belgesi: CE’yi komponent koleksiyonu olarak değil, sistemin bütününe ait bir sınav olarak anlarız; deklarasyonlarımız her yıl yenilenir.
- Bayi ağı: Satış ordusu kurmak yerine sektörü kiremit gibi örmeyi seçtik; yeni müşteriyi bölgesindeki bayiye bağlar, aradaki emekçinin hakkını koruruz.
- Onarım kültürü: Arızalanan kart çöp değildir; bayi kanalıyla dönen ürünler tezgâhlarımızda tamir edilir, sahadaki görevine geri döner.
- Açık kapı: Fabrikamız ve ofislerimiz meslektaşlarımıza açıktır; çünkü bu sektörde ekran anlatır, el ikna eder.
Dört evre
Kurucumuz, şirketin yolculuğunu dört evreyle anlatır: öğrenme, bilme, akıl etme ve gönül. Önce başkasının ürettiğini kurarak öğrendik; sonra kapının anatomisini bilir olduk; sonra kendi çözümlerimizi akıl ettik. Bugün gönül evresindeyiz: bildiğimizi anlatmaya, tecrübemizi devretmeye ve kapıyı açık tutmaya çalışıyoruz.
Bu sayfada okuduklarınızın tek satırı bile pazarlama metni olarak yazılmadı; hepsi, otuz yılda söylenmiş ve arkasında durulmuş sözlerin derlemesidir. Günün sonunda “sen ne yaptın?” sorusuna verecek cevabımızın olması; misyonumuzun en sade tarifi budur.

