Siklet, Pazar, Konjonktür: Yatırım Kararının Üç Tartısı
Yayınlanma:
Yayıncı: Alkur Kapı Sistemleri A.Ş.
Sakarya’da, çoğu bizden genç otuz kadar işletmeci ve mühendisin olduğu bir sanayici kahvaltısındaydık. Söz dolaşıp bize geldi; beklenen soru soruldu: “Tecrübenizden ne paylaşırsınız?” O sabah verdiğimiz cevap üç cümleye sığıyordu; yıllardır her yatırım kararımızın önünden geçen üç tartıydı bu. Burada da paylaşalım, çünkü sektör fark etmeksizin işe yarıyor.
Birinci tartı: Kendi sikletiniz
Boksta kimse kendi sikletinin iki üstündeki ringde dövüşmez; işte de öyle olmalı. İlk tartı kendinize döner: maddi gücünüz, ekibinizin taşıma kapasitesi ve (çoğu zaman atlanan) moral dayanıklılığınız. “Bu yatırımı hangi şartlarda, ne kadar süre sırtlayabiliriz?” sorusuna verilen dürüst cevap, sonraki her kararın zeminidir. Kendini olduğundan ağır tartan işletme ringde erken yorulur; hafif tartan ise hiç ringe çıkamaz.
İkinci tartı: Pazarın nabzı
İkinci tartı dışarıya bakar: pazar büyüyor mu, daralıyor mu (ve daha az sorulanı) nakit nasıl akıyor? Ciro tablosu büyürken tahsilat vadeleri uzuyorsa, o pazar göründüğünden küçüktür. Kendi sikletinizi pazarın nabzıyla öpüştürmeden verilen her karar, tek gözle alınmış ölçüdür: ya kapasite atıl kalır ya sipariş karşılıksız.
Üçüncü tartı: Havanın gidişatı
Üçüncü tartı en genişi: ülkenin ve dünyanın sosyo-ekonomik gidişatı. Kur, tedarik zinciri, komşu pazarların iştahı; bunlar bir işletmenin kontrolünde değildir ama her yatırımın üstüne yağar. Bu tartının ustalığı şuradadır: bugünün fotoğrafına değil, üç-altı ay sonrasının tahminine bakmak. Bugünkü şartlar hep sürecekmiş gibi davranan, nakdin dönmediği bir mevsime büyümüş kadroyla yakalanır; her şeyi hep kötü okuyansa herkes adım atarken seyirci kalır. İki hata da aynı kapıya çıkar; zamanla yarışı kaybetmek.
Üçü birden
Tek tartı yetmez; işin sırrı üçünü aynı teraziye koymakta. Siklet güçlü, pazar canlı ama konjonktür fırtınalıysa bekleyin. Konjonktür uygun, pazar hazır ama siklet yetmiyorsa ortak arayın, kademeli gidin. Üçü aynı anda “evet” diyorsa; o zaman tereddüt de bir maliyettir.
Bizim panel yatırımından otomasyona uzanan yolumuzda bu terazinin şaşmadığını söyleyemeyiz; ama her şaştığında eksik olanın hangi tartı olduğunu sonradan hep gördük. O kahvaltıdaki gençlere de aynısını söyledik: tartılmadan ringe çıkmayın, ama tartıldıysanız, gonga da geç kalmayın.





